<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Derya Baykal &#187; Kadın Sağlığı</title>
	<atom:link href="http://www.deryabaykal.gen.tr/kategori/kadin-sagligi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.deryabaykal.gen.tr</link>
	<description>Deryabaykal.gen.tr dantel, el işi, örgü modelleri anlatımlarını, resimlerini ve videolarını bulabileceğiniz bir site.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 15:20:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Gelişim aşamasındaki saç kaybı tedavileri</title>
		<link>http://www.deryabaykal.gen.tr/gelisim-asamasindaki-sac-kaybi-tedavileri.html</link>
		<comments>http://www.deryabaykal.gen.tr/gelisim-asamasindaki-sac-kaybi-tedavileri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Sep 2009 11:41:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.deryabaykal.gen.tr/?p=1537</guid>
		<description><![CDATA[Kelliğin önlenmesinde ve tedavisinde bir çığır açan Propecia henüz üretim sürecinde eczanelere doğru yol alırken bile, Merck’teki ve diğer ilaç firmalarındaki, biyoteknik firmalarındaki, üniver­sitelerdeki ve laboratuarlaraaki bilim adamlan, geleceğin ilaç ve tedavilerinin araştırma, çalışma ve deneyleri üzerinde çalışmaktaydılar. Bu yeni gelişmelerden bazıları, saç foliküllerinden saç çıkması için yapılan gen tedavisi, mevcut saçm klonlanması ve kadınlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.deryabaykal.gen.tr/wp-content/uploads/227.jpg"><img src="http://www.deryabaykal.gen.tr/wp-content/uploads/227.jpg" alt="227" title="227" width="209" height="240" class="aligncenter size-full wp-image-1538" /></a><br />
Kelliğin önlenmesinde ve tedavisinde bir çığır açan Propecia henüz üretim sürecinde eczanelere doğru yol alırken bile, Merck’teki ve diğer ilaç firmalarındaki, biyoteknik firmalarındaki, üniver­sitelerdeki ve laboratuarlaraaki bilim adamlan, geleceğin ilaç ve tedavilerinin araştırma, çalışma ve deneyleri üzerinde çalışmaktaydılar.</p>
<p>Bu yeni gelişmelerden bazıları, saç foliküllerinden saç çıkması için yapılan gen tedavisi, mevcut saçm klonlanması ve kadınlar için özel olarak geliştirilen ilaçlardır.</p>
<p>Bu bölümde, ufukta görünen yeni önleme ve tedavi yöntemlerinin en umut verici olanlarından bazılanm bulacaksınız. Bu tedavilerin bir kısmı bu on yıl bitmeden önce piyasaya çıkabilir durum­dayken, diğerlerinin piyasaya sürülmesi beş yılı bulacaktır; bazıları ise şu anda ABD dışında kul­lanımdadır ve yakın zamanda ABD pazarına da gelebilir. Ayrıca, araştırma ve geliştirmenin ilk ya da orta aşamalarında olan tedaviler de bulunmak­tadır.<br />
<span id="more-1537"></span></p>
<p>Gen terapisi<br />
New York’taki Kolombiya Üniversitesi Kolombiya-Prezbiteryan Tıp Merkezi’nden Dr. Angela Chris-tiano, 30 Ocak 1998′de “Science” dergisinin onun saç kaybı ile ilgili ilk insan genini bulduğunu duyurmasıyla, tarihte yeni bir sayfa açmış oldu.<br />
Yeni bulunan genin saç oluşumunda önemli bir rolü olduğu görülmektedir.</p>
<p>Bu gen androjenik kellik -erkek tipi kellik- ile ilgili olan gen değildir; insanların saçlarının tamamim kaybettikleri özel bir kellik ile ilgilidir.</p>
<p>Bununla birlikte bu keşif, erkek tipi kelliğe neden olan genin ve diğer kellik çeşitlerine neden olan genlerin araştırılmasında büyük bir adım olmuştur.</p>
<p>San Diego’daki bir biyoteknoloji firması olan AntiCancer Inc., kanser için yeni teşhis ve terapi modelleri üzerinde çalışırken, hücreleri büyütme yolları üzerinde yapılan bir deneyde, sürpriz bir şekilde saç çıktığına tanık oldular.</p>
<p>Artık saç çıkaran deri hücreleri yetiştirebildiklerinden, bu işin üstüne gitmeye karar verdiler. Bu onları, bir genin DNA kodunu doğrudan saç foliküllerine gönderme konusunda bir devrim ya­ratmaya yöneltti. Şimdi ise, saç foliküllerine gön­dermek üzere saç uzamasında ve saç kaybında etkili olan genleri bulmaya çalışıyorlar.</p>
<p>AntiCancer Inc.’in kurucusu ve başkanı olan Dr. Robert Hoffman, bulgularını “Nature Medi-cine”de (Temmuz 1995) rapor etmiştir.</p>
<p>Ulusal Sağlık Enstitüsü (NIH) Hoîfman’ın ça­lışmalarından çok etkilenmiştir.</p>
<p>“Bir düşmanımız var (saç folikülleri hastalığı) ve Dr. Hoffman bu düşmanla savaşmamız için bir “silah” bulmuştur. Bu silah saç foliküllerine kurusıkı atmaya yarıyor. Şimdi bize düşen, bu silahı saç dökülmesine karşı mücadelede yararlı hale getire­cek cephaneyi bulmaktır,” diyor NIH’de araştırmacı olan Dr. Leonid B. Margolis.</p>
<p>Dr. Hoffman, bulduğu gen-gönderme işlemi sayesinde, seçilen genlerin saç foliküllerinin en önemli hücrelerine yöneltilebileceğini belirtiyor.</p>
<p>Bu, saç konusunda seçime bağlı, güvenli bir terapinin mümkün olduğu anlamına geliyor.<br />
AntiCancer Inc.’teki bilim adamları, saça ren­gini veren melanini saç foliküllerine göndermek için bir yol buldular bile.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.deryabaykal.gen.tr/gelisim-asamasindaki-sac-kaybi-tedavileri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bacak Bakımı</title>
		<link>http://www.deryabaykal.gen.tr/bacak-bakimi.html</link>
		<comments>http://www.deryabaykal.gen.tr/bacak-bakimi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Sep 2009 12:21:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.deryabaykal.gen.tr/?p=1529</guid>
		<description><![CDATA[Yaz sezonunun iki hit parçası mini etek ve şort bacakları mükemmel bir şekilde gözler önüne serme fırsatı veriyor. Peki, kusursuz bacaklara sahip olmak için ne yapmak gerekiyor? 1. Adım: İstenmeyen tüylerden kurtulmak Bacaklarınızdaki istenmeyen tüylerden kurtulmanın hem zaman, hem de uygulama olarak çeşitli yolları bulunuyor. Ağda ve epilasyon sonrasındaki iki günü cilt yüzeyindeki kızarıklıklardan kurtulma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.deryabaykal.gen.tr/bacak-bakimi.html/a48" rel="attachment wp-att-1530"><img src="http://www.deryabaykal.gen.tr/wp-content/uploads/a48.jpg" alt="a48" title="a48" width="156" height="156" class="aligncenter size-full wp-image-1530" /></a></p>
<p>Yaz sezonunun iki hit parçası mini etek ve şort bacakları mükemmel bir şekilde gözler önüne serme fırsatı veriyor. Peki, kusursuz bacaklara sahip olmak için ne yapmak gerekiyor?<br />
1. Adım: İstenmeyen tüylerden kurtulmak<br />
Bacaklarınızdaki istenmeyen tüylerden kurtulmanın hem zaman, hem de uygulama olarak çeşitli yolları bulunuyor. Ağda ve epilasyon sonrasındaki iki günü cilt yüzeyindeki kızarıklıklardan kurtulma süresi olarak hesaplamalısınız. Buna karşın bacaklarınız 4-6 hafta arası pürüzsüzlüğünü koruyacak. Kuru ya da ıslak jilet yönteminde ise bacaklar ilk gün mükemmel görünse de üçüncü günde yeni çıkan tüylerden rahatsızlık duymanız işten bile değil.</p>
<p>2. Adım: Kremlemek ve masaj yapmak<br />
Her gün duştan sonra vücudunuzun yanı sıra sorunlu bölgelerinize mutlaka krem sürün. Cilt duş sonrası ürününü en etkili şekilde emer ve bileşimindeki maddelerle kan dolaşımını hızlandırır.</p>
<p>3. Adım: Beslenme alışkanlıklarını değiştirmek<br />
Organizmanın aşırı beslenmesi bağ dokusunun gevşemesine neden olur. Kahve, beyaz ekmek, tatlı, et, alkol gibi asit yapıcı besinler yerine sebze, tavuk, balık ve tahıllı ekmek yemek çok daha sağlıklı. Özellikle enginar ve greyfurdun zayıflatıcı etkileri biliniyor. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.deryabaykal.gen.tr/bacak-bakimi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Annelere ve anne adaylarına uyarılar</title>
		<link>http://www.deryabaykal.gen.tr/annelere-ve-anne-adaylarina-uyarilar.html</link>
		<comments>http://www.deryabaykal.gen.tr/annelere-ve-anne-adaylarina-uyarilar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Sep 2009 12:13:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.deryabaykal.gen.tr/?p=1521</guid>
		<description><![CDATA[Anne sütü, bağışıklama takvimine uygun olarak yapılan aşılar ve düzenli hekim kontrolü, bebek ve çocukları ölümlere yol açan bir çok hastalıktan koruyor. Sağlık Bakanı Recep Akdağ, bebek ve çocuk sağlığına yönelik sürdürülen programların, ailelerin aktif katılımı ve desteği ile başarılı olacağını belirterek, “Anne sütü, bağışıklama takvimine uygun olarak yapılan aşılar ve düzenli hekim kontrolü, bebek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.deryabaykal.gen.tr/annelere-ve-anne-adaylarina-uyarilar.html/a220" rel="attachment wp-att-1522"><img src="http://www.deryabaykal.gen.tr/wp-content/uploads/a220.jpg" alt="a220" title="a220" width="163" height="163" class="aligncenter size-full wp-image-1522" /></a><br />
Anne sütü, bağışıklama takvimine uygun olarak yapılan aşılar ve düzenli hekim kontrolü, bebek ve çocukları ölümlere yol açan bir çok hastalıktan koruyor.</p>
<p>Sağlık Bakanı Recep Akdağ, bebek ve çocuk sağlığına yönelik sürdürülen programların, ailelerin aktif katılımı ve desteği ile başarılı olacağını belirterek, “Anne sütü, bağışıklama takvimine uygun olarak yapılan aşılar ve düzenli hekim kontrolü, bebek ve çocuklarımızı ölümlere yol açan bir çok hastalıktan korumaktadır” dedi.<br />
<span id="more-1521"></span></p>
<p>Sağlık Bakanı Akdağ, yaptığı yazılı açıklamada, bebeklerin sağlıklı olarak dünyaya gelmeleri ve yaşamlarını yine sağlıklı olarak sürdürmeleri için Sağlık Bakanlığı’nca başlatılan ve sürdürülen programlar hakkında bilgi verdi, anne adaylarına uyarılarda bulundu. </p>
<p>Türkiye’de bebek ve çocuk ölümlerinin önemli bir bölümünün, korunabilir hastalıklar sonucu gerçekleştiğini ifade eden Akdağ, anne sütü, bağışıklama takvimine uygun olarak yapılan aşılar ve düzenli hekim kontrolünün, bebek ve çocukları ölümlere yol açan bir çok hastalıktan koruduğunu kaydetti. </p>
<p>Çocuk sağlığı konusunda gerçek bir değişimin, ancak ulusal ve uluslararası politikaların kararlı ve sürekli olmasıyla sağlanabildiğini belirten Akdağ, gelecek kuşakların daha sağlıklı olması için anne, bebek ve çocuklara yönelik sağlık hizmetlerinin en üst düzeyde sunulması gerektiği bildirdi. Akdağ, bu nedenle, Dünya Sağlık Günü’nün 2005 yılı temasının, “Her Anne ve Çocuk Değerlidir” olarak belirlendiğini belirterek, hamile tüm bayanların gebelikleri süresince hekim kontrolünde olmaları ve doğumlarını bir sağlık kuruluşunda yapmalarının, anne ve doğacak bebeğin sağlığı açısından çok önemli olduğunu vurguladı. Akdağ, şunları kaydetti: </p>
<p>“Gebelik süresince, anne adayının bir sağlık personeli tarafındandüzenli olarak izlenmesi, anne ve doğacak bebeğin yaşamını olumsuz etkileyebilecek sorunlar için önlem alınmasını sağlamaktadır. Hamilelik süresince düzenli olarak yapılan hekim kontrolüyle, bebeğin anne karnında oksijensiz kalması, erken doğum, annenin gebelik zehirlenmesi ve ‘düşük doğum ağırlıklı’ bebek doğumu gibi anne ve bebeği etkileyen hastalık ve durumlar önceden fark edilerek önlem alınabilir.”</p>
<p>Akdağ, bebeklerin doğum sonrasında da düzenli hekim kontrolünde olmalarının, sağlıklı gelişimleri açısından çok önemli olduğunu, bebekve çocuklarda ölümlere yol açan bir çok hastalığın, düzenli hekim kontrolünde ve erken teşhisle önlenebildiğini bildirdi.</p>
<p>ANNE SÜTÜNÜN FAYDALARI<br />
Anne sütünün içerdiği yüze yakın yararlı maddeyle, bebekler için ilk 6 ay mükemmel tek besin olduğunun altını çizen Akdağ, anne sütüylebeslenen bebeklerin hastalıklara karşı daha dirençli olduklarını dile getirdi. Emzirmenin son derece sağlıklı ve doğal bir yöntem olduğuna işaret eden Akdağ, şöyle devam etti:<br />
“Her hamile bayanın vücudunda, hamilelik süresinde bebeğini emzirebilmesi için gerekli değişimler olmaktadır. Bu yüzden her anne emzirme yeteneğine sahiptir. Önemli olan bu yeteneği uygun şekilde kullanabilmektir. Loğusalık döneminde sütün bol şekilde gelmesi için; annenin bebeğini sık sık emzirmesi ve bol miktarda sıvı tüketmesi gerekmektedir. Emzirmede en rahat pozisyon seçilmeli, bebeğin baş ve gövdesi tam olarak anneye dönük olmalıdır. Emzirme meme başından değil, meme başı çevresindeki koyu renkli kısmı kaplayacak şekilde yaptırılmalıdır. Anne sütü, bebeklerin normal büyümesi ve gelişimini sağlayacak en ideal yapıdadır. Hiçbir yiyecek ve içecek anne sütünün yerini tutamaz.Anne sütüyle beslenen bebeklerde; ishal, kulak enfeksiyonları, astım, alerjik ve solunum sistemi hastalıkları çok daha az görülür. Anne sütüayrıca bebekleri bakteriyel menenjite karşı korur ve içerdiği yararlı maddelerle bebeklerin bağışıklık sistemlerinin gelişimini kolaylaştırır.”</p>
<p>BEBEK VE ÇOCUKLARA YÖNELİK AŞI FAALİYETLERİ<br />
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, BCG verem, çocuk felci, difteri-boğmaca-tetanos karma aşısı, kızamık ve hepatit B aşılarının tamamının sağlık ocakları ve ana çocuk sağlığı merkezlerinde ücretsiz yapıldığını belirterek, şöyle devam etti:<br />
“Bakanlık olarak bebek ve çocuklarımız için uyguladığımız aşılamatakvimine göre; aileler bebekleri doğar doğmaz hepatit B, iki ay dolunca BCG verem, difteri- boğmaca-tetanos karma aşısı, ağızdan çocukfelci aşısı, hepatit B, üç ve dört ay dolunca, difteri-boğmaca-tetanoskarma ile ağızdan çocuk felci aşısı, dokuz ay dolunca kızamık ve hepatit B, 16-18 ay dolunca yine difteri-boğmaca-tetanos karma aşısı ile ağızdan çocuk felci pekiştirme dozunu ücretsiz yaptırabilmektedir. Okul dönemi çocuklar için ilköğretim birinci sınıfta ‘erişkin tipidifteri dozu’ içeren tetanos-difteri aşısı, ağızdan çocuk felci, kızamık ve verem aşıları uygulanmaktadır.” </p>
<p>Akdağ, Sağlık Bakanlığı’nca bebek ve çocukların sağlığına yönelik sürdürülen programların, ailelerin aktif katılımı, destek ve ilgisiylebaşarılı olacağına dikkati çekti. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.deryabaykal.gen.tr/annelere-ve-anne-adaylarina-uyarilar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalp hastalıkları kadınlarda daha TEHLİKELİ</title>
		<link>http://www.deryabaykal.gen.tr/kalp-hastaliklari-kadinlarda-daha-tehlikeli.html</link>
		<comments>http://www.deryabaykal.gen.tr/kalp-hastaliklari-kadinlarda-daha-tehlikeli.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Sep 2009 13:34:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.deryabaykal.gen.tr/?p=1495</guid>
		<description><![CDATA[Kalp hastalıklarının kadınlarda daha ölümcül seyrettiği belirtildi Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ayşegül Zor, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde kardiyovasküler hastalıkların ölüm nedenleri arasında ilk sırayı aldığına dikkat çekti. ABD’de yapılan bir ankette kadınların, ‘Kendiniz için sağlıkta en büyük risk faktörü olarak neyi görüyorsunuz?’ sorusuna verdiği cevaplarda meme kanserinin birinci, rahim ve genital organ [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.deryabaykal.gen.tr/kalp-hastaliklari-kadinlarda-daha-tehlikeli.html/k15" rel="attachment wp-att-1496"><img src="http://www.deryabaykal.gen.tr/wp-content/uploads/k15.jpg" alt="k15" title="k15" width="250" height="175" class="aligncenter size-full wp-image-1496" /></a></p>
<p><strong>Kalp hastalıklarının kadınlarda daha ölümcül seyrettiği belirtildi</strong></p>
<p>Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ayşegül Zor, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde kardiyovasküler hastalıkların ölüm nedenleri arasında ilk sırayı aldığına dikkat çekti.</p>
<p>ABD’de yapılan bir ankette kadınların, ‘Kendiniz için sağlıkta en büyük risk faktörü olarak neyi görüyorsunuz?’ sorusuna verdiği cevaplarda meme kanserinin birinci, rahim ve genital organ kanserlerinin ikinci, kalp damar hastalıklarının da üçüncü sırada yer aldığını hatırlatan Zor, yaklaşık olarak her 30 kadından birisinin meme kanseri nedeniyle 2,5 kadından birisinin de kalp damar hastalıkları nedeniyle yaşamını yitirdiğini açıkladı.<br />
<span id="more-1495"></span><br />
<strong>10 YIL GECİKMELİ</strong><br />
Amerikan istatistiklerine göre her yıl yaklaşık 500 bin kadının kalp krizi geçirdiğinin ve 250 bin kadının koroner arter hastalığı nedeniyle hayatını kaybettiğinin belirlendiğini ifade eden Zor, “Türk Kardiyoloji Derneği’nin verilerine göre koroner hastalığı nedeniyle ölümler 45-75 yaş arasında erkeklerde binde 8, kadınlarda binde 4,3 oranında gerçekleşiyor. Kardiyovasküler hastalıklara bağlı mortalite son 20 yıldır erkeklerde azalırken, benzer gelişme kadınlarda görülmüyor. Koroner arter hastalığı semptomları kadınlarda erkeklere oranla 10 yıl gecikmeli olarak özellikle menopozdan 5-6 yıl sonra görülmeye başlıyor. Erkeklerde ise daha erken, 40′lı yaşlardan itibaren görülüyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p>En sık kullanılan yöntemlerden biri olan egzersiz testinde hastanın efor kapasitesinin, egzersize olan tansiyon cevabının görebildiğini kaydeden Zor, “Standart egzersiz testinin kadınlarda koroner arter hastalığı açısından duyarlılığının ve özgüllüğünün daha düşük olduğu biliniyor. Bugüne kadar yapılmış birçok çalışma kadınlarda yüksek yalancı pozitiflik oranı ortaya koyuyor. Bir kadın hasta pozitif efor testi ile direkt anjiyografiye gönderildiği zaman bu hastanın koroner arterlerinin normal çıkma olasılığı, erkeklere göre çok daha yüksek. Bunun önemli nedenleri arasında 70 yaşın altındaki kadınlarda koroner arter hastalığı yaygınlığının düşük olması, kadınlara özel otonomik değişiklikler ve hormonların EKG üzerindeki etkileri sayılabilir.” diye konuştu.</p>
<p>Kadınların anjiyo olma olasılıklarının erkeklere göre daha düşük olduğuna dikkat çeken Zor, anjiyografiye yönlendirilen kadınların, genelde hastalığın ileri evrelerinde bulunduklarını, çünkü kadınların genel olarak geç dönemde hekime başvurduğunu söyledi.</p>
<p>GÖĞÜS AĞRILARI<br />
Kadınlarda bypass, stent gibi işlemlerden sonra ağrıların devam edebildiğini aktaran Zor, “İlaç almalarını gerektiren göğüs ağrıları, ameliyat başarılı geçse de devam edebiliyor. Bu durum, damar yapısının iyi olmadığı ve koroner kan akım rezervinin düşük olduğu durumlarda görülebiliyor. Koroner akımı bozan nedenler arasında ileri yaş, hipertansiyon ve diyabet yer alıyor.” dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.deryabaykal.gen.tr/kalp-hastaliklari-kadinlarda-daha-tehlikeli.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cilt güzelliği için bu alışkanlıkları edinin</title>
		<link>http://www.deryabaykal.gen.tr/cilt-guzelligi-icin-bu-aliskanliklari-edinin.html</link>
		<comments>http://www.deryabaykal.gen.tr/cilt-guzelligi-icin-bu-aliskanliklari-edinin.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Sep 2009 11:15:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.deryabaykal.gen.tr/?p=1478</guid>
		<description><![CDATA[Cilt güzelliği için bu alışkanlıkları edinin Bakımlı ve güzel görünmenin ilk altın kuralı, sağlıklı ve parlak bir cilde sahip olmaktır. Cildinize gereken önemi vermek istiyorsanız işte size doğru cilt bakımının yolları… Her gün en az iki litre su için Çünkü yeterli miktarda su içmek cildinizi nemli tutar ve toksinlerin böbrekleriniz ve bağırsaklarınız aracılığıyla vücuttan atılmasını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.deryabaykal.gen.tr/cilt-guzelligi-icin-bu-aliskanliklari-edinin.html/a311" rel="attachment wp-att-1479"><img src="http://www.deryabaykal.gen.tr/wp-content/uploads/a311.jpg" alt="a311" title="a311" width="400" height="250" class="aligncenter size-full wp-image-1479" /></a></p>
<p>Cilt güzelliği için bu alışkanlıkları edinin</p>
<p>Bakımlı ve güzel görünmenin ilk altın kuralı, sağlıklı ve parlak bir cilde sahip olmaktır. Cildinize gereken önemi vermek istiyorsanız işte size doğru cilt bakımının yolları…</p>
<p>Her gün en az iki litre su için<br />
Çünkü yeterli miktarda su içmek cildinizi nemli tutar ve toksinlerin böbrekleriniz ve bağırsaklarınız aracılığıyla vücuttan atılmasını sağlar.</p>
<p>Lifli gıdaları seçin<br />
Çünkü bu, bağırsak hareketlerinizi düzenler, böylece bedeniniz atık maddelerden daha hızlı arınır. Gıdalarınızı sebze, meyve, kuru baklagiller ve lifli bisküvilerden seçebilirsiniz.</p>
<p>Her gün antioksidan besinler alın<br />
Çünkü antioksidanlar, hücre yaşlanmasını yavaşlatır, hücreyi korur. Taze sebze ve meyvelerde antioksidan yoğundur. Ama bunlar da özellikle mevsimine göre alınmalı.</p>
<p>Yiyecekleri küçük porsiyonlarda tüketin<br />
Çünkü bir büyük porsiyon, kalori bakımından yüksektir. Ayrıca tek tip beslenme yeterli ve sağlıklı olmaz. Yapmanız gereken iki-üç çeşit besini küçük porsiyonlarda almak.<br />
<span id="more-1478"></span></p>
<p>Doymamış yağ asitlerini yeterli düzeyde alın<br />
Çünkü cilt yapısı ve doku onarımı için özellikle yağ asitleri büyük önem taşımaktadır. Ayrıca antioksidan özellikleri de bulunur. Bu yağları, tam tahıllardan, tohum ve yemişlerden, soya fasulyesinden, koyu yeşil yapraklı sebzelerden, keten tohumu, kabak çekirdeği, susam gibi sızma yağlardan ve yağlı balıklardan alabilirsiniz.</p>
<p>Sabah limonlu su veya ısırgan çayı için<br />
Çünkü mide hazmınızı kolaylaştırdığı gibi özellikle bağırsak temizliği için de faydalıdır. </p>
<p>Aşırı kafein ve alkolden uzak durun<br />
Çünkü hücre susuz yaşayamaz. Hücrenin basıncı, hücre içi ve hücre dışı sıvı dengesi için su alımı çok önemlidir. Yüksek alkol içerikli veya kafeinli ürünler su dengesini bozar ve hücrenin deformasyonuna neden olur, bu da cildinize yansır.</p>
<p>Aşırı tuz alımından hemen uzaklaşın<br />
Çünkü aşırı sodyum alımı, ciltte kabarıklık ve şişliklere sebep olur. Ayrıca ödem tutulmasına sebebiyet verir.</p>
<p>Hazır yiyeceklerden uzaklaşın<br />
Çünkü dolaşımı negatif etkiler. Yoğun katkı maddelerinin alınması veya baharatların yoğun tüketilmesi hücrenin deformasyona uğramasına neden olur.</p>
<p>Rafine gıdalardan, işlenmiş etlerden uzak durun.<br />
Kızarmış yiyeceklerden, hidrojene yağlardan ve hazır paket yağlardan yemeyin. Çünkü vücut direncini düşürür. Hücre yenilenmesini yavaşlatır. Cildi negatif etkiler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.deryabaykal.gen.tr/cilt-guzelligi-icin-bu-aliskanliklari-edinin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meme Başı Akıntıları</title>
		<link>http://www.deryabaykal.gen.tr/meme-basi-akintilari.html</link>
		<comments>http://www.deryabaykal.gen.tr/meme-basi-akintilari.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Sep 2009 22:39:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.deryabaykal.gen.tr/?p=1412</guid>
		<description><![CDATA[Meme başı akıntısı , memede kitle ve ağrı şikayetinden sonra karşımıza çıkan bir sorundur.Meme ile ilgili nedenlerle polikliniğe başvuran hastalarda bu oran %3-5 olup, bu sebeple meme ameliyatı geçirenlerin oranı ise %7-8’i oluşturmaktadır.Yaş olarak da en sık 25-45 yaşları arasında görülür. Meme başı akıntısı daha çok iyi huylu hastalıklarla birlikte olmasına karşın akıntının bir memeden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Meme başı akıntısı , memede kitle ve ağrı şikayetinden sonra karşımıza çıkan bir sorundur.Meme ile ilgili nedenlerle polikliniğe başvuran hastalarda bu oran %3-5 olup, bu sebeple meme ameliyatı geçirenlerin oranı ise %7-8’i oluşturmaktadır.Yaş olarak da en sık 25-45 yaşları arasında görülür.<br />
<a href="http://www.deryabaykal.gen.tr/meme-basi-akintilari.html/attachment/316" rel="attachment wp-att-1414"><img src="http://www.deryabaykal.gen.tr/wp-content/uploads/316.jpg" alt="316" title="316" width="92" height="129" class="aligncenter size-full wp-image-1414" /></a></p>
<p>Meme başı akıntısı daha çok iyi huylu hastalıklarla birlikte olmasına karşın akıntının bir memeden ya da her iki memeden olması, kendiliğinden veya uyarımla olması, sürekli ya da aralıklı olması, tek bir kanaldan ya da birçok kanaldan akıntının gelmesi, akıntının kanlı veya kansız olması altta yatan olası kötü hastalığı ortaya çıkarmak açısından önemli noktalardır.</p>
<p>Adet döneminin başlamasından itibaren gebelikte,laktasyonda(süt verme dönemi) ve menopoz sonrası dönemde memelerde fonksiyonel(beklenen) ve patolojik(normalin dışında) değişiklikler olur. Bu patolojik değişikliklerden birisi de meme başı akıntısıdır, gebelik ve laktasyon dışında ortaya çıktığında patolojik olarak kabul edilir.</p>
<p>Meme başı akıntıları genel olarak üç grup altında incelenebilir;</p>
<p>•Galaktore </p>
<p>•Kansız akıntı </p>
<p>•Kanlı akıntı </p>
<p>GALAKTORE</p>
<p>Her iki memeden, spontan (kendiliğinden) olarak, tüm kanallardan sütlü akıntı gelmesi galaktore olarak adlandırılır. Memelerden sütlü akıntı gelmesi gebelik sırasında veya gebelik bittiğinde görülebilir.Bu yaklaşık iki yıl kadar sürebilir ve emzirme bittiğinde kesilir. Gebelik veya emzirme olmaksızın memelerden sütlü akıntı gelmesi fizyolojik, farmakolojik (ilaçlara bağlı) veya endokrinolojik (hormonal) nedenlere bağlı olabilir.</p>
<p>Fizyolojik olarak;aşırı meme manüplasyonu (elle uyarılması), meme başlarının emilme şeklinde uyarılması buna yol açabilir. Tanı ve tedavi için uyarı kesilerek akıntının devam edip etmediğine bakılır.</p>
<p>Farmakolojik nedenler ise başka problemler nedeniyle kullanılan ilaçların galaktoreye sebep olmasıdır. Bu ilaçlar arasında en sık ülser ilaçları, doğum kontrol ilaçları, antiemetikler (bulantı giderici ilaçların bir kısmı) ve antidepresanlar sayılabilir. Ayrıca kronik morfin kullananlarda da görülebilir.</p>
<p>Endokrinolojik sebeplere gelince bir grup kadında galaktorenin sebebi kolayca açıklanamaz. Böyle durumlarda serum prolaktin seviyesi oldukça yardımcıdır. Prolaktin, hipofiz ön lobundan salgılanan bir hormondur. Görevi memeden süt salınımını sağlamak, diğer hormonlarla birlikte memenin gelişimine katkıda bulunmaktır. </p>
<p>Gebelik sırasında prolaktin seviyesi yükselerek doğumdan hemen sonra 200 ng/ml ye ulaşır. Gebelik ve doğum olmaksızın prolaktin seviyesindeki artış hipofize ait tümoral bir kitleyi düşündürmelidir. Hastalarda kitleye bağlı baş ağrısı ve görme bozukluğu vardır. Tanı için görme alanı muayenesi yapılır.Kafa grafisi ile büyük bir hipofizer kitle ortaya çıkarılabilir. Daha küçük kitleler için bilgisayarlı tomografi ya da magnetik rezonans çekilebilir. Kitlenin boyutuna ve medikal(ilaç) tedavisinin sonucuna göre cerrahi eksizyon ve radyoterapi(ışın tedavisi) planlanabilir.</p>
<p>Bunların dışında hipotalamik kitleler, enfeksiyonlar, vasküler (damarsal) ya da dejeneratif hasarlar, ektopik (normal yeri dışında) prolaktin salgılayan bronkojenik karsinoma, göğüs duvarına ait lezyonlar; herpes zoster, cerrahi skarlar da galaktoreye sebep olabilir.</p>
<p>Eğer galaktore kontrol altına alınamıyor, hastanın sosyal ve seksüel yaşamını etkiliyorsa ayrıca gelecekte gebelik planı yoksa cerrahi ile tüm kanallar çıkarılabilir.<br />
<strong><br />
KANSIZ AKINTILAR</strong></p>
<p>Pürülan Akıntılar: Sıklıkla çocuk emzirme döneminde görülmekle beraber postmenapozal kadınlarda da görülebilir. Memede ağrı, huzursuzluk ve bir çok kanaldan kaynaklanan, spontan, tek taraflı akıntı enfeksiyon (iltihap) belirtileri ile birlikte mevcuttur. Enflamasyona ait klinik ve laboratuar bulguları ile tanı koyulabilir .</p>
<p>Tedavi için kültür alınarak uygun antibiyotik ve antiinflamatuar (iltihap giderici) verilir. Eğer apse oluşmuşsa insizyon ve drenaj gereklidir. Ayrıca inflamatuar kanser açısından dikkatli olmak gerekmektedir.</p>
<p><strong>KANLI AKINTILAR</strong></p>
<p>Bu hastalarda sıklıkla</p>
<p>•%48.1 İntraduktal papillom</p>
<p>•%32.9 Fibrokistik değişiklik</p>
<p>•%14.3 Kanser</p>
<p>•%4.8 Duktal ektazi </p>
<p>saptanmıştır.</p>
<p>Meme duktus ektazisinde (meme kanallarının genişlemesi) bu tür akıntı görülür.Bu grupta akıntılar farklı renklerde ,spontan , yapışkan ,bilatera l(iki taraflı) ve bir çok kanaldan olur. Çocuk doğurmuş, meme başı uyarımı olan, 37-53 y. arasında ki kadınlarda daha sıklıkla görülür. Akıntı sıklıkla farklı renklerde karşımıza çıkarken genellikle yeşil hakimdir. Sırasıyla sarı, beyaz ,kahverengi-gri ve kırmızımsı kahverengi olabilir. Bu son renk kanlı akıntı ile karışabilir.<br />
<span id="more-1412"></span><br />
İntraduktal papillomlar da bu tür akıntılara sebep olabilir.Genellikle 20-40 yaşlarında görülürler. Çoğunlukla meme başına yakın bir kist ya da genişlemiş bir duktus içinde gelişen genellikle 1 cm’ den küçük lezyondur. Bazen papillomlar birçok duktusda ve duktusun farklı yerlerinde de olabilir. Fizik muayene ile akıntının geldiği duktus saptanmaya çalışılır. Tanıda mamografi yalnız başına yetersizdir. Duktografi (kanallardan ilaç verilerek görüntüleme) ve histopatolojik (parçanın alınarak mikroskop altında incelenmesi) tanıda önemlidir. </p>
<p>Bu akıntılar sıklıkla kanserle veya prekaseröz mastopati ile birliktedir. Akıntı tek taraflı , tek kanaldan kaynaklanıyor, kitle var ise sitolojik ve mamografik bulgular da değerlendirilerek kanser ayırıcı tanısına gidilmelidir</p>
<p>Akıntı serösanginöz (sulu-kanlı gibi) ya da kanlı ise 50 yaşın altında iyi huylu olma olasılığı artarken, 50 yaşın üstünde kötü bir hastalık ile birlikteliği sıktır. Yaş artışı ve kitle varlığı kanser olasılığını akla getirmelidir. </p>
<p>Meme başı akıntısında hastaya yaklaşım ve tanı yöntemleri ne olmalıdır ?</p>
<p>Eğer akıntı çamaşır üzerinde spontan fark edilmişse bu hastanın aktivasyonu örneğin jimnastik sonrası fark edilenden daha önemlidir. Akıntının menstruel siklus (adet kanamaları), ovulasyon ve mevcut gebelik ile ilişkisinin olması nonkanseröz (kanser dışı) lezyon ayırımında önemlidir. Akıntının rengi, travma (hasara maruz kalma), cerrahi, herpes zoster gibi enfeksiyonlarda ayırıcı tanıda önemlidir. Hikayede ilaç kullanımı araştırılmalıdır.</p>
<p>Hasta yaşı ve ailede kanser hikayesi meme kanseri gelişiminde artmış bir risktir. Tüm menapoz sonrası akıntılar önemlidir. </p>
<p>Her iki memenin fizik muayenesi nazik ve dikkatli biçimde yapılmalıdır. Akıntının geldiği kadranın demonstrasyonu önemlidir. Akıntının rengi ve konsantrasyonu gözlenir. Sitoloji yapılabilir fakat yalancı negatif sonuç oranı yüksektir. Sitoloji şüpheli, kitle tespit edilememişse kesin tanı için akıntının geldiği meme duktusu çıkarılarak tanıya gidilmelidir. Tüm palpe edilen (ele gelen) kitlelerde ince iğne aspirasyon biyopsisi gereklidir. Histopatolojik tanı daha değerlidir ve bizi kesin tanıya götürür. Mammografi öncelikle yapılmalıdır. Duktografi özellikle intraduktal papillom tanısında yardımcı olabilir. </p>
<p>Sonuç olarak tek taraflı, kendiliğinden olan, kanlı akıntılarda mutlaka tanının konması gerekmektedir.Ayrıca unutmamamız gereken önemli bir nokta ise, akıntının gelip gelmediğini kontrol için kesinlikle meme başını uyarmamalıyız. Akıntı var ise zaten gelecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.deryabaykal.gen.tr/meme-basi-akintilari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cilt Bakımı İçin Evde Bitkilerle Tonik Maske Temizleme Sütü</title>
		<link>http://www.deryabaykal.gen.tr/cilt-bakimi-icin-evde-bitkilerle-tonik-maske-temizleme-sutu.html</link>
		<comments>http://www.deryabaykal.gen.tr/cilt-bakimi-icin-evde-bitkilerle-tonik-maske-temizleme-sutu.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Aug 2009 13:25:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.deryabaykal.gen.tr/?p=1369</guid>
		<description><![CDATA[Doğa, güzelliğin anahtarını da içinde saklıyor! Cilt bakımı için evde yapabileceğiniz maske ler sunuyor. Üstelik bununla da yetinmiyor; ruhumuzu sakinleştiriyor! Limon Toniği 1 çay bardağı votka ile 1 limon suyunu karıştırın, şişeye doldurun. Sabahları ve gece yatmadan önce pamukla yüzünüzü temizlemek için kullanın Bitkisel Süt Toniği Hassas, güneşten yanmış ve kurumuş, çatlamış ciltler için mükemmel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.deryabaykal.gen.tr/cilt-bakimi-icin-evde-bitkilerle-tonik-maske-temizleme-sutu.html/a213" rel="attachment wp-att-1370"><img src="http://www.deryabaykal.gen.tr/wp-content/uploads/a213.jpg" alt="a213" title="a213" width="118" height="103" class="aligncenter size-full wp-image-1370" /></a></p>
<p>Doğa, güzelliğin anahtarını da içinde saklıyor! Cilt bakımı için evde yapabileceğiniz maske ler sunuyor. Üstelik bununla da yetinmiyor; ruhumuzu sakinleştiriyor!</p>
<p>Limon Toniği<br />
1 çay bardağı votka ile 1 limon suyunu karıştırın, şişeye doldurun. Sabahları ve gece yatmadan önce pamukla yüzünüzü temizlemek için kullanın</p>
<p>Bitkisel Süt Toniği<br />
Hassas, güneşten yanmış ve kurumuş, çatlamış ciltler için mükemmel bir toniktir.<br />
İki yemek kaşığı kuru ya da bir yemek kaşığı taze kopartılmış bitkileri (lavanta, ebegümeci, aynısafa çiçeği) ve 2/3 fincan kaynamış sütü bir kaba alıyorsunuz ve ağzını kapatıp soğuyana kadar bekletiyorsunuz. İnce bir kumaş yardımıyla süzün ve buzdolabında steril bir şişede muhafaza edin.</p>
<p>Elma Sirkeli Tonik<br />
İki yemek kaşığı elma sirkesi ile iki yemek kaşığı suyu karıştırın. Pamuk yardımıyla cildinizi bu solüsyonla temizleyin. Göz çevrenize getirmemeye özen gösterin. Su ile durulayın.<br />
Bu solüsyon, cildinizi kir ve yağdan arındırırken gözeneklerinizin açılmasını sağlar.</p>
<p>Canlandırıcı tonik<br />
Gülün içinde barındırdığı mükemmel yağlar temizleyici, ferahlatıcı ve canlandırıcı bir etkiye sahiptir. Özellikle de yorgun ciltlerde&#8230; Aynı zamanda makyaj veya cilt temizlemek amacıyla da kullanılabilir.<br />
Malzemeler:<br />
100 ml beyaz şarap<br />
50 ml gül suyu<br />
5 gr kuru gül yaprakları<br />
1 kahve filtresi </p>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong><br />
Gül yapraklarını koyu renkli ama oldukça da geniş bir cam kavanoza koyup, üzerine beyaz şarabı dökün. Ardından kavanozu sıkıca kapatın ve 14 gün sıcak bir yerde bekletin. Işık gelme riskine karşı üzerini koyu renkli bir örtüyle kapatabilirsiniz. 14. günün sonunda karışımı bir süzgeçten geçirin bu arada suyunun çıkması için yaprakları iyice bastırın. Ardından karışımın suyunu bir kahve filtresiyle süzün. Son olarak da bu karışıma gül suyu ekleyip kullanmaya başlayın. Karışımı koyu renkli, hava almayan ve sıkıca kapanan bir şişede 6 ay kadar saklamanız mümkün.<br />
<span id="more-1369"></span><br />
Lavantalı tonik<br />
Malzeme: Lavanta, melisa, papatya, hatmi çiçeği, yarım fincan saf alkol, içme suyu.<br />
Uygulama: Kaynamış suyun içine birer tutam lavanta, melisa, papatya ve hatmi çiçeği atılır. 15-20 dakika demlenmesi beklenir. Demlendikten sonra temiz bir kaba süzülür. Karışıma yarım kahve fincanı saf alkol eklenir. Hazırlanan karışım, kapalı bir şişede buzdolabında muhafaza edilir.</p>
<p>Papatyalı tonik<br />
Malzeme: Bir tutam papatya, 500 gr. su.<br />
Uygulama: Papatya suda pişirilir ve buz kabına boşaltılıp, dondurulur. Her gün cilde kompres yapılır. Sıkıştırıcı özelliği vardır ve sarkmayı önler.</p>
<p>Dere otlu tonik<br />
Malzeme: Bir demet dere otu, 25 gram badem yağı, bir şişe maden suyu.<br />
Uygulama: Dere otu yıkanıp, mikserde çekilir. Bir kapak badem yağı ve maden suyu ilave edilir. Karışım buz kabına konup, dondurulur. Her gün cilde kompres yapılır. Cildiniz böylece daha sağlıklı, parlak ve canlı olacaktır.</p>
<p>Karma Cilt İçin Tonik<br />
Kuşburnu, su<br />
kuşburnu çay gibi demlenip cilt silinir,cildi sıkıştırma özelliği vardır.</p>
<p>Yağlı Ciltler İçin Tonik</p>
<p>Yarım fincan gül suyu<br />
1 çorba kaşığı alkol<br />
2 çorba kaşığı gliserin</p>
<p>Tüm malzemeyi iyice karıştırın. Spreyli şişelere koyun, cildinize püskürtün. Toniği buz dolabında 1 hafta saklayabilirsiniz. 1 hafta boyunca her gün cildinize uygulayın.</p>
<p>Maden Sodası İle Cilt Temizliği<br />
İçindeki zengin mineraller sayesinde tüm ciltler için yararlı ve besleyici bir toniktir. Cildinizi temizledikten sonra, Doğal maden sodası ile ıslatılmış bir pamuk yardımıyla sabah ve akşam cildinizi canlandırıp sıkılaştırın.</p>
<p>Salatalık-Bal Toniği<br />
Soyulmuş ve doğranmış 1 orta boy salatalığı mikserde püre haline getirin. Püreyi bir kevgire boşaltın ve kevgirin altına cam bir kap yerleştirin 20 dakika kadar süzülmeye bırakın. Salatalığın suyu iyice süzüldüğünde minik bir kavanoz içine 2 k aşık bal ilave edin. Tahta bir kaşıkla salatalık suyu ve balın iyice karışmasını sağlayın.</p>
<p>Salatalık Toniği<br />
Malzeme: 1 ad soyulmuş salatalık, 1 tatlı kaşığı mine çiçeği yağı, 1 tatlı kaşığı gülsuyu,1 yumurta akı<br />
Uygulama: Salatalığı ezin. Mine çiçeği yağı ve gülsuyunu ekleyin. Yumurta akını başka bir kapta köpü halini alıncaya dek çırpın, sonra diğer karışıma ekleyin. Buzdolabında saklayın. Kullanacağınız zaman süzün.</p>
<p>Mürver Çiçeği İle Tonik<br />
Malzeme: 1 çay fincanı mürver çiçeği (taze ya da kurutulmuş), 2 bardak kaynar su<br />
Uygulama: Kaynar suyu çiçeklerin üzerine dökün. 8 saat bekletin ve süzün.</p>
<p>Gül ve Sirke İle Tonik<br />
Malzeme: 4 çay fincanı kurutulmuş kırmızı gül, 1/2 çay fincanı gül yağı, 2 bardak sirke<br />
Uygulama: Bütün malzemeyi kapaklı, cam bir kavanoza koyun. Üç hafta bekletin. Ara ara çalkalayın. Sonra süzün. Sıvıyla aynı oranda damıtılmış su ekleyerek kullanın.</p>
<p>Hasas Ciltler İçin Papatyalı Temizletici<br />
Malzeme:<br />
1 yemek kaşığı salatalık suyu<br />
2 yemek kaşığı taze papatya çiçeği<br />
(ya da 1 yemek kaşığı kuru papatya)<br />
1 bardak saf su<br />
1 yemek kaşığı gliserin<br />
1 yemek kaşığı aloe vera jeli<br />
Uygulama: Bu mevsimde taze papatya bulabilirsiniz ama toplamaya zamanınız yoksa papatya çayı poşetlerini de kullanabilirsiniz. Özellikle hassas ciltlerde çok etkilidir. Tüm maddeleri karıştırarak temiz bir kaba koyun. Cildinize masaj yaparak sürün ve ılık suyla yıkayın. Bu sabun içermeyen hafif bir temizleyicidir&#8230; Salatalık suyu, papatya ve aloe vera jeli cildi yatıştırıcı özelliklere sahiptir. Bu temizleyiciyi günde iki kere (sabah-akşam) kullanabilirsiniz.</p>
<p>Her Türlü Cilt İçin Temizleyici<br />
Malzeme:<br />
2 tatlı kaşığı kuru lavanta<br />
2 tatlı kaşığı kuru gül yaprağı<br />
4 tatlı kaşığı yulaf<br />
4 tatlı kaşığı kaolin (kil)<br />
Uygulama:Sabun içermeyen bu temizleyici her türlü ciltte mükemmel sonuç verir.<br />
Kahve çekme makinesinde yulafı lavanta ve gül yapraklarını un haline gelene kadar çekin. Hazırladığınız bu karışıma kili karıştırın ve hava almayan bir kavanoza koyun. Kullanacağınız zaman 1 çay kaşığı kadar tozu biraz su ile avucunuzda ıslatın, yumuşak hamur kıvamına getirin. Cildinize masaj yaparak yayın ve daha sonra soğuk su ile yıkayın. Bu temizleyiciyi günde iki kere (sabah-akşam) kullanabilirsiniz.</p>
<p>Kuru Ciltler İçin Temizleyici<br />
Malzeme:<br />
1 yemek kaşığı kadar bal<br />
2 yenek kaşığı gliserin<br />
1 çay kaşığı sıvı sabun<br />
Uygulama:Tüm maddeleri karıştırarak temiz bir şişeye koyun. Cildinize masaj yaparak sürün ve ılık suyla yıkayın. Bal cildi hem temizler hem de yumuşatır. Bu temizleyici özellikle kuru ciltlerde çok etkilidir. Bu temizleyiciyi günde iki kere (sabah-akşam) kullanabilirsiniz.</p>
<p>Salatalıklı temizleme sütü<br />
Malzeme: Bir adet salatalık, 25 gr. badem yağı.<br />
Uygulama: İyice yıkanan salatalık kabukları soyulmadan rendelenir. 15 dakika kaynatılır ve süzülür. Üzerine badem yağı ilave edildikten sonra cilt silinir. (Hazırlanan karışım, kapalı bir şişede buzdolabında muhafaza edilir.)</p>
<p>Sütlü temizleme kremi<br />
Malzeme: 500 gram inek sütü, 500 gram saf alkol.<br />
Uygulama: Süt kaynatılmadan saf alkolle karıştırılır ve cilt bu karışımla silinir. Karışımın lekeleri de azaltan özelliği vardır. Hazırlanan karışım, kapalı bir şişede buzdolabında muhafaza edilir.</p>
<p>Papatyalı temizleme sütü<br />
Malzeme: Bir kahve fincanı yağlı süt, iki çorba kaşığı sarı papatya.<br />
Uygulama: İçine su konulan bir tencerenin üzerine başka bir tencere konur. Malzemeler üstteki tencerede karıştırılıp, kısık ateşte ısıtılır. Sütün üzerinde kaymak oluşmadan, ocaktan alınıp, iki saat dinlendirilir. Karışım süzüldükten sonra, cilt silinir. Hazırlanan karışım, kapalı bir şişede, buzdolabında bir hafta muhafaza edilir.</p>
<p>Yağlı Ciltler İçin Krem<br />
Malzeme:<br />
15gr beyaz balmumu<br />
60gr tatlı badem yağı<br />
1 salatalık </p>
<p>Uygulama:Balmumu benmari usulü eritin. Badem yağını ilave edin. Salatalığı soyduktan sonra çok ince ince doğrayın, kavonaza balmumunu örtecek şekilde salatalık koyun.Kavonozun ağzını yaldızlı kağıtla kapatın 1 saat kadar benmari usulü kaynamaya bırakın. Ateşten aldıktan sonra iyice karıştırın sonra sürerek kullanınız.</p>
<p>Kuru Ciltler İçin Krem<br />
Malzeme:<br />
1 çay fincanı su<br />
2 çorba kaşığı toz halinde zambak kökü<br />
1 çorba kaşığı süzme bal<br />
30 gr lanolin<br />
1/2 tatlı kaşığı gül suyu </p>
<p>Uygulama:<br />
Zambak kökü tozunu suda 1/2 saat kaynatın, süzün, balı ilave edin. O arada lanolini benmaride eritin. Ateşten aldıktan sonra, önce zambak kökünü sonra gül suyunu karıştırın.</p>
<p>Gece Kremi (Tüm Ciltlere Uygun )<br />
Malzeme:<br />
3çorba kaşığı tatlı badem yağı<br />
3çorba kaşığı lanolin<br />
2çorba kaşığı kakao yağı<br />
2tatlı kaşığı gül suyu<br />
1/2tatlı kaşığı süzme bal </p>
<p>Uygulama:<br />
Badem yağı,lanolin ve kakao yağını benmari usulü eritin. Ateşten aldıktan sonra düzgün bir krem kıvamına gelene kadar iyice çırpın. İçine gül suyu ve balı ilave edin. Soğutun iyice karışana kadar çırpınız.<br />
Nemlendirici Krem<br />
İçerik: Jojoba yağı, HBK yağı ve saf Arısütü.<br />
Etkileri: A, B ve E vitaminleri içeren nemlendirici krem; Kuru ciltlerde, cilt kırışıklık larına ve göz altı kırışıklık larına karşı kullanılır.<br />
Kullanım Şekli: Kir ve makyaj dan arındırılmış temiz cilde uygulanır. Yağlı ve karma ciltlerde uygulamadan 30 dk. Sonra yıkanmalıdır. Kuru ciltlerde yıkanmaz.</p>
<p>Canlandırıcı Gece Kremi<br />
Malzeme:<br />
3 çorba kaşığı bademyağı<br />
3 çorba kaşığı suyu alınmış lanolin<br />
2 çorba kaşığı kakao yağı<br />
2 tatlı kaşığı gül suyu<br />
1/2 tatlı kaşığı süzme bal </p>
<p>Uygulama:<br />
Cam bir kaseyi içinde su kaynayan bir kaba yerleştirin. Bademyağı, lanolin ve kako yağını bu kasede eritin, düzgün bir krem haline getirin. Ateşten alarak, gülsuyu ve balı katın. Soğutun. Sonra yine bütün malzemeler birbirine iyice karışıncaya kadar çırpın.</p>
<p>Canlandırıcı Salatalık Kremi<br />
15gr beyaz balmumu<br />
60gr tatlı bademyağı<br />
1 adet salatalık </p>
<p>Balmumunu kaynar suya oturtulmuş cam kavanozda eritin. Sonra buna bademyağını katın. Salatalığı soyarak ince ince çentin. Kavanoza balmumunun üzerini iyice örtecek miktarda salatalık koyun. Kavanozun ağzını yaldız kağıtla kapatın, bir saat kadar kaynamaya bırakın. Ateşten alarak iyice karıştırın, sonra süzün. Badem Yağından </p>
<p>Temizleme Kremi<br />
Malzeme:<br />
120gr tatlı bademyağı<br />
30gr suyu alınmış lanolin<br />
30gr vazelin </p>
<p>Uygulama:<br />
Yağları bir kaba koyun. Bu kabı içinde su kaynayan bir tencereye oturtarak yağları eritin. Sonra ateşten alın. Soğuyuncaya kadar çırpın.</p>
<p>Kayısı Yağından Temizleme Kremi<br />
Malzeme:<br />
4 çorba kaşığı kayısı yağı<br />
2 çorba kaşığı susamyağı<br />
2 çorba kaşığı tereyağı<br />
1 çorba kaşığı damıtık su</p>
<p>Uygulama:<br />
Malzemeleri birbiriyle iyice çırpın. Çırpma sonucunda karışım düzgün bir krem haline gelmeli. Bu kremi buzdolabında saklayın.</p>
<p>Bademli Unlu Temizleme Kremi<br />
Malzeme:<br />
1/2 çay fincanı tatlı bademyağı<br />
1/2 çay kaşığı mısır ya da yulaf unu<br />
1/2 çay fincanı iyi cins zeytinyağlı sabun </p>
<p>Uygulama:<br />
Malzemeleri hiçbir sıvı katmadan, birbirine karıştırın. Sonra bir kavanoza doldurun. Kullanırken bir avuç alın, buna gerektiği kadar su katın.</p>
<p>Yulaf Peelingi<br />
Malzeme:<br />
1 kahve fincanı yulaf ezmesi,<br />
2.5 çay kaşığı bal,<br />
1 tatlı kaşığı elma sirkesi,<br />
yarım tatlı kaşığı sıcak su. </p>
<p>Uygulama:<br />
Malzemeyi karıştırıp cilde uygula 15 dakika beklet ve bol su ile yıka.</p>
<p>Yüz İçin Peeling<br />
Malzemeler:<br />
1 tatlı kaşığı mısır unu<br />
1 tatlı kaşığı pirinç, öğütülmüş<br />
1 tatlı kaşığı kil, toz olarak<br />
1 tatlı kaşığı nemlendirici krem<br />
Bir miktar içme suyu </p>
<p>Uygulama:<br />
Mısır unu ve pirinci toz haline gelin ceye kadar blenderda parçalayın. 120 derece fırında ısıtılarak mikrobu alınmış kili karışıma ekleyin. Daha sonra nemlendirici ve suyu ilave edip karıştırın. (Boza kıvamına gelin ceye kadar)</p>
<p>Vücut İçin Peeling<br />
Malzemeler:<br />
Deniz tuzu<br />
Badem yağı<br />
1-2 damla bitkisel koku </p>
<p>Uygulama:<br />
Gerektiği miktarda deniz tuzunu havanda döverek parçalayın. Daha sonra kıvamı tutturacak kadar badem yağını tuza yedirin. Hoşlandığınız bitkisel bir kokudan birkaç damla damlatın. Karışımı küçük parçalar halinde elinizle vücudunuza uygulayın. Yapmış olduğunuz peeling karışımını cildinize yaydıktan sonra cildi kas yönüne doğru ovarak ölü hücrelerden temizleyin.</p>
<p>Yoğurt Peeling i<br />
3 yemek kaşığı tuz ve 3 yemek kaşığı yoğurdu karıştırın, vücudunuza sürün, sonra ılık suyla yıkayın ve vücudunuza bal sürün. 5 dakika bekletip balı da yıkayın.</p>
<p>Not: Tüm bu tarifleri haftada bir kez uygulamak yeterlidir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.deryabaykal.gen.tr/cilt-bakimi-icin-evde-bitkilerle-tonik-maske-temizleme-sutu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

